Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosu Uıjterlınde 'Okyanuslarımız bir plastik çorbasına dönmüş durumda'

Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosu Uıjterlınde ‘Okyanuslarımız bir plastik çorbasına dönmüş durumda’

Posted by

Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen 2022 Kartepe Zirvesi’nin ikinci günü Kocaeli Kongre Merkezinde sürerken Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosu Arjen Uıjterlınde, özel oturuma katıldı. Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosu Arjen Uıjterlınde, “Hollanda Şehirlerinin Dirençlilik Yolculuğu” temasını ele aldı. Hollanda ile ilgili paylaşımlarda bulunan Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosu Arjen Uıjterlınde, “Hollanda çoğunlukla denize sıfır karaları olan kıyı uzunluğu çok fazla olan ve genellikle güneydoğusunda ufak tepeleri olan bir ülke olarak tanımlanır. Kıyı uzunluğumuz 500 kilometredir. 3 büyük Avrupa nehrinin de göbeğinde bulunuyoruz. En yüksek noktamız 300 metre kadardır. En alçak seviyemiz deniz seviyesinin 7 metrenin altındadır. Deniz seviyesinin altındayız ve sellere karşı tehlike altındayız. Ülkemizin geleceği ise tamamen suya bağlı. Sürekli olarak sel riskleriyle tehlike altındayız.

Böylesi bu durum bütün Hollandalılara hem kısa hem de uzun vadeli çözümlere odaklanmayı zaruri kıldı. Kara açısından ülkemiz yüz ölçümüz küçük olduğu için kaynaklarımızı olabildiğince verimli halde kullanmaya çalışıyoruz. İklim değişikliğinden etkilenebilecek bir ülkeyiz. Hollanda dünyada en yoğun 16. nüfusuna sahip. Avrupa arasında da ilk 10 sıra arasındayız. Söylediğimiz gibi nüfus yoğun olduğu için vatandaşlarımızdan yer sağlamak için suların bir kısmından çalmış durumdayız. İklim değişikliği ve su üzerindeki risklerin farkındayız. Bunu için de uluslararası işbirliklerine güveniyoruz. İklim derişikliği sebebiyle sıcaklık, deniz seviyesi, nehirlerin taşması ve yeraltı suları konusunda sıkıntı yaşayabiliriz. Elbette çok dikkatli olmalıyız. Nehir ve deniz bölgelerindeki şehirlerimiz risk altında. Hollanda’da seller sadece en üretken yerleri etkilemiyor, tüm şehrimizi etkiliyor. Harekete geçmezsek bu şehrimizi risklere kurban vermenin eşiğinde olacağız” dedi.

“Kuraklık ve atıklardan kaynaklı kirlenme ile mücadele ediyoruz”

Hollanda nüfusunun yoğun olduğunu söyleyen Başkonsolos Uıjterlınde, “Konumumuz itibarı ile tarihimiz ve kültürümüz seller şekillendirdi. İklim değişikliği sıkıntılarımızı arttırdı. Daha fazla yağmur alıyoruz ama bir o kadar kuraklık ve atıklardan kaynaklı kirlenme ile mücadele ediyoruz. Sektörler arası ve sınırlar arası işbirliğine ihtiyacımız var ve hızlı hareket etmeliyiz. Hollanda’nın taahhütleri ortadadır. Risklere karşı iş birliğine yapmaya hazırız. Su fonksiyonları tarım için önemlidir. Elbette ilişkilerimiz iç içe devam etmektedir. Su güvenliği, emniyeti, atık suların berte rafı çok önemli. Hollanda’da da yüzlerce atık su tesisimiz mevcuttur ve 10 kamu şirketi yüksek kalitede içme suyu üretmektedir. 1970’lerde suları aratmaya başladık ve neredeyse bütün haneler musluktan klorsuz su içebiliyor. Su sızma ve kayıp oranımız ise dünyanın en düşük seviyelerinde, yüzde 5 civarındadır. Tarihimizde çok fazla sel yaşandı ve çok vatandaşımızı kaybettik. 1953’te Delta programını hayata geçirdik ve bu da sel önleme sistemidir. Bu sistem kötü havalarda devreye girer ve gereğini yapar. Geçmişimizde defalarca bu sistemi açıp kapattık. Delta programımız 2050 yılına kadar aktif kalacak. Hem bizi sellerden koruyacak hem de sularımız koruyacak. Kirliliğin çok fazla olması bizi yeni stratejilere yönlendiriyor. Farklı çözümler arıyoruz. Nehir yataklarını açmak, seviye artışlarının önüne geçmeye çalışıyoruz. Nehir programları için önlemler aldık. İyileştirme gereken noktaları iyileştiriyoruz. Bu projeler sayesinde su seviyemiz bir miktar düştü. Bu programlarımız sayesinde taşkınların önüne geçebiliyoruz. Optimum çözümler elde etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“Okyanuslarımız bir plastik çorbasına dönmüş durumda”

Hem öğrenciler hem paydaşlarla projeler oluşturduklarını söyleyen Başkonsolos Arjen Uıjterlınde, “Hollanda’nın su idaresi, atık suyu bir atık su olarak görmüyor Bizim için yenilenebilir enerji kaynağıdır. Yağmur suyunu depolayabiliriz. Kentlere su tamponu gerçekleştirmek tek başına yeterli olmuyor. Bu suların arındırılması ve depolanması gerekiyor. Atık su ünitelerini temizleyerek sulama için kullanıyoruz. Hem hasat zamanı bizim için yardım sağlıyor. Okyanus temizliği ilgili şeyle paylaşmak istiyorum. Bir kamyon dolusu plastik ve atık okyanuslara atılıyor. Okyanuslarımız bir plastik çorbasına dönmüş durumda, bu sadece deniz için değil bizim için de tehlike. Bunu için bir program geliştirdik. Okyanuslardan plastik toplayacağız. Bu tamamen temiz bir proje olacak. Denizdeki çöplerin yüzde 50’sini toplayabileceğini öngördüğümüz bir proje” ifadelerini kullandı.

Fehime Kartal – Hamza Emin Usta

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.